anasayfa
özgeçmiş
idari görevler
fotoğraflar
yayınlar
irtibat


Zaman ve mekân üstü evrensel ilâhî vahyi insanlara ulaştırmak ve onun ihtiva ettiği ilkeleri insan hayatına intikal ettirmek ve onların somut örneğini göstermek ve açıklamak için bir peygambere ihtiyaç vardır. Peygamber de ilâhî vahyi beşeriyete eksiksiz intikal ettirir, onu ferdî ve sosyal hayata uygular. Şu halde dini doğru anlamanın, Kur’an’ı doğru yorumlamanın yolu, Hz. Peygamber’i doğru anlamaktan geçer.


ÖNSÖZ



Bugün biz Müslümanlara düşen görev Kur’an’ı ve Hz. Peygamber’i doğru anlamak ve anlatmaktır. Bunun için yapılması gereken, İslâm’da Kur’anî olan değerlerle Arap örfünden gelen değerleri birbirinden ayırmaktır. Çünkü biz anlayışlarımızı, geleneklerin, hurafelerin ve israiliyatın getirdiği yanlışlıklardan arıtmak ve yeniden kaynağa yani Kur’an’a dönmek ve onun Hz. Peygamber şahsında odaklaşan somut bir modelini beşeriyete sunmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde, Müslümanlar geçmiş dönemlerin ayıklanmamış dini yorumlarına hapsedilirse, onlardan günümüzdeki dinamik hayata ayak uydurmalarını bekleyemeyiz. Öyle bir din anlayışı içindeki Müslümanlar, hayatın dışına ve hatta hayatın gerisine itilmiş olurlar. Yani bir nevi hayattan elimine olurlar. Bu ise insanın mutluluğunu hedef alan bir din, onun mutsuzluğunun hatta felaketinin kaynağı haline gelir.

Hz. Peygamber genellikle hep mucizevî yönüyle ele alınmaktadır. Onun başarılarının temelinde daima bir mucize aranmaktadır. Halbuki o, ilâhî destek almakla birlikte, ailevî, sosyal, idarî vs. hayatının her safhasında, bir beşer olarak pek çok başarıyı bizzat kendisi gerçekleştirmiştir. Çünkü o, hem tebliğ edici, hem açıklayıcı hem de uygulayıcıdır. O halde onu mucizevî kişiliğinden ziyade beşerî kişiliğiyle ele almak, tanımak gerekir. Mucizeler örnek alınıp tatbik edilemez. Kaldı ki, Kur’an onun hep beşerî yönüne dikkat çekmekte ve onun için “en güzel örnek” ifadesiyle beraber “sizden biri” tabirini kullanmaktadır. Demek ki İslâm dinini anlarken ve yaşarken örnek alacağımız, üzerinde düşünüp araştıracağımız, bilinçli bir şekilde yapılan yorumlarla Arap örfünden ayıklayarak hayata geçirebileceğimiz tarafı Onun beşerî kişiliği yani insanî tarafıdır.

İşte bu inanç ve düşünceler istikametinde, bugüne kadar Hz. Peygamber hakkında yaptığımız araştırmalarla, katıldığımız ilmî toplantılarda ele aldığımız konuları bu kitapta bir araya getirdik. Bölümlerini, uygun başlıklar altında dinamik bir yapı içinde sunduğumuz bu eserin, gelecekte yapacağımız araştırmalarla daha da zenginleşeceği inancındayız. Kitap formuna getirildiği için, gerekli bazı düzenleme ve tashihler yapmayı ihmal etmediğimiz konuyla ilgili makale ve tebliğlerimizin daha önce yayımlandıkları yerleri dipnotlarında belirttik.

Kitabın oluşmasında emeği geçen bir çok arkadaşıma ve meslektaşlarıma özellikle dizgi, tashih ve indeksinde yardımlarını esirgemeyen Dr. Nejdet Durak, Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yıldırım ve Yrd. Doç. Dr. Musa Koçar’a; basımında gerekli titizliği gösteren Ötüken Neşriyat’ın değerli mensuplarına teşekkürü bir borç bilirim.

Yüce Allah’a hamd ve elçisi Hz. Peygamber’e selam olsun.

Prof. Dr. İsmail YAKIT
Isparta, Nisan, 2003



İÇİNDEKİLER



I.BÖLÜM

GÜNCEL DEĞERLER AÇISINDAN

Hz. Peygamber’in Miladî Takvime Göre Kronolojik Hayatı
Günümüzde Hz. Peygamber’e Duyulan İhtiyaç
Hz. Peygamber'in Sünnetine Aktüel Bir Yaklaşım

II. BÖLÜM

AKLÎ KRİTERLER AÇISINDAN

Aklî Deliller Işığında
Hz. Muhammed’in Peygamberliği
Hz. Peygamber’in Dindeki Konumu
Hz. Peygamber’in Savaşlarındaki Gaye Ve Strateji 73

III. BÖLÜM

AHLÂK ve KİŞİLİK AÇISINDAN

Kur’an’da Hz. Peygamber
Hz. Peygamber’in Şahsında Kur’an Müslümanlığı
Hz. Peygamber'den Nükte Ve Lâtifeler

IV. BÖLÜM

DOST ve DÜŞMAN GÖZÜYLE

Hz. Peygamber Hakkında Ne Dediler?
Hz. Peygamber’in Büyük Düşmanlarının Psikolojisi

anasayfa I özgeçmiş I idari görevler I fotoğraflar I yayınlar I irtibat
Prof. Dr. İsmail YAKIT
yakit@sdu.edu.tr