Günümüzde Bilim Tarihi ile ilgili kitaplarda, nedense Türk- İslâm bilim adamlarının bilim dünyasına katkıları göz ardı edilmekte veya onlardan çok az bahsedilerek bütün bilimsel keşiflerin ve başarıların hep Batı dünyasına ait olduğu vurgulanmaktadır. Halbuki bu konuda yapılan birçok araştırmalar, mucitleri Batılı bilim adamları kabul edilen pek çok bilimsel keşfin, vaktiyle Türk-İslâm bilim adamları tarafından ortaya konmuş olduğunu göstermektedir. Bilim Tarihi her şeyden evvel bize, bilime, bilimsel düşünceye ve teknolojik gelişmelere uygun ortam hazırlayan her milletin ve medeniyetin katkı yapabildiğini göstermektedir. Zira bilim netice itibariyle beşeriyetin ortak mirasıdır.
Bilindiği gibi, günümüz dünyasında bilimin ulaştığı seviyeyi anlamak öncelikle bilimlerin tarihi gelişimini incelemeyi zorunlu kılar. Bilimde atılım yapmak, çağı yakalamak isteyen milletlerin, tıpkı bir okun daha ileri gidebilmesi için nasıl ki yayın daha geriye çekilmesi gerekiyorsa, öncelikle kendi milletinin bilim alanında sağladığı gelişmeleri ve bilgi birikimlerini tanıması ve bunlarla ilişkiye girmesi gerekir. Hiç şüphe yoktur ki gerekli ortam hazırlandığında bilim alanındaki gelişmeler gerçekleştirilebilir ve toplumumuzdan yeni İbn Sina'lar, Birûnî'ler vs. gibi nice Türk- İslâm bilginleri yetişebilir.
" İslâm'da Bilim Tarihi" adını taşıyan bu kitap, İlahiyat Fakülteleri ders müfredatında yer alan ve aynı adı taşıyan dersin kitabı olarak kaleme alınmış olup, yukarıda beyan edilen hususlar çerçevesinde İslâm coğrafyasında yetişen bilim adamlarını öğrencilerimize tanıtmayı hedeflemektedir. Bir ders kitabının sınırlı sayfaları içerisinde bilim tarihini bütün ayrıntılarıyla vermek elbette mümkün değildir. Tıpkı bir haritanın ölçeğinin büyüdüğü oranda göstereceği ayrıntıların azalacağı gibi. Bundan dolayi konular, çok fazla ayrıntıya girilmeden formül ve denklemlere fazla yer verilmeden ele alınmıştır.
Bu kitapla amaçlanan husus, her şeyden önce bilimin,
tanımı ve bilim-felsefe münasebetleri ve tarihi süreç içersinde
geçirdiği aşamaları öğrencilere tanıtmak ve İslâm
coğrafyasında yetişmiş bilim adamlarının farklı disiplinlerde ortaya koydukları başarıları, kaynaklara dayanarak sergilemektir.
Kitap, altı bölümden oluşmaktadır.
Birinci bölümde, bilimin ne olduğu, pozitif bilginin nitelikleri, bilim-felsefe münasebetleri ve buna dayanarak kültür ve medeniyet kavramları üzerinde durulmuştur.
İkinci bölümde, bilimin tarihi gelişimi ele alınmış, eski Mezopotamya, Mısır, Çin, Hint, eski Türklerde ve antikçağ Yunan düşüncesinde bilim konusu işlenmiştir.
Üçüncü bölüm, tamamen İslâm dünyasında bilim konusuna tahsis edilmiştir. Özellikle İslâm'da bilimin Öneminin yanı sıra Beytü'i-Hikme, Rasathane ve Bimaristan gibi müesseseler ile İslâm medreselerinde okutulan matematik, tıp, astronomi, fizik, kimya gibi müsbet ilimler ele alınmıştır.
Dördüncü bölüm Türk-İslâm dünyasının bilim adamları başlığını taşımakta ve farklı disiplinlerde yetişmiş Cabir b. Hayyân, Harezmî, Zekeriya Râzî, İbn Sînâ, Birûnî. Tûsî, Uluğ Bey ve Ali Kuşçu gibi yirminin üzerinde bilim adamı hakkında bilgi verilmektedir.
Beşinci bölümde XII. yüzyıldan günümüze Doğu'da ve Batı'da bilim konusu ele alınmakta ve bu arada İslâm bilim ve felsefesinin Batı'ya geçişi, Osmanlılarda bilim, Batı dünyasında
bilim işlenmekte ve Türk- İslâm ve Batı bilim adamlarının kronolojik bir listesi verilmektedir.
Altıncı ve son bölümde öğrencilerimize faydalı olabileceğini düşündüğümüz bilim tarihiyle ilgili bazı seçr metinlere yer verilmiştir.
Kitabın hazırlanışında ve diziminde olağanüstü gayret gösteren meslektaşım Ar. Gör. Nejdet Durak'in ismini anmadan geçemeyeceğim. Gerçekten onun yardımı ve desteği olmasa}-bu kitap ortaya çıkmazdı. Bu anlamda kitap biraz da om sayılır.
Kitabın Öğrencilere ve okuyuculara yararlı olacağı ümit ediyoruz. Görülebilecek kayda değer hataların tarafımı; bildirilmesi ancak minnettarlık duygularımızı artırır.
Prof. Dr. İsmail YAKI
Isparta - Mart, 2002
|